Abant Gezilecek Yerler

Başımıza bela olan ve bir türlü kutulamayacakmışız hissi veren Covid-19’dan sizde sıkıldınız değil mi? Sokağa çıkma kısıtlamaları bitmek bilmeyen hafta sonu yasakları derken sanki hayatın tadı tuzu yok oldu dediğinizi duyar gibiyim. O zaman küçük, kısa ve keyifli bir kaçamak yapmanın zamanı geldi gibi, ne dersiniz? Keyifli bir hafta sonu Abant gezisi için Abant gezilecek yerler rehberime gelin birlikte bakalım;

Öncelikle Abant’ı anlatmaya başlamadan önce hafta sonu yasakları varken nasıl gideceğim ki? sorusuna yanıt vermek istiyorum. Eğer bir otel ya da işletmeden aldığınız rezervasyon kağıdınız var ise kimse hiç bir şey sorgulamıyor. İstediğiniz gibi gidip dönebiliyorsunuz. Rezervasyon ya da bilgilendirme belgesini gösterdiğiniz anda yola devam! 😊 O zaman Abant’ı gezmeye başlayalım ne dersiniz?

Abant Nerede?

Abant; yazı ayrı, kışı ayrı, baharı da ayrı güzel olan Batı Karadeniz’in gözdesidir. İki bölgeye de sınırı olan Abant; Marmara ve Karadeniz Bölgeleri’nin kesiştiği noktada bulunuyor. Bolu’nun güneybatısında, Düzce’nin güneydoğusunda yani kısacası Bolu, Düzce ve Sakarya üçlüsünün ortasında yer almaktadır. İstanbul’a yaklaşık 3 saat (255 km), Ankara’ya ise 2.5 saat (230km) mesafededir. Hem güzel doğası hem de İstanbul, Ankara gibi büyük kentlere yakınlığı ve ulaşım kolaylığı ile çok tercih edilen bir destinasyondur.

Abant’ta Konaklama

Bu güzel doğayı görünce insan hemen dönmek istemiyor, biraz daha zaman geçirmek için hemen konaklama seçeneklerine bakıyor. Abant ve çevresinde oldukça fazla seçenek bulunmaktadır. İster büyük oteller, ister butik oteller, isterseniz de bungalovlar ya da çadır konaklamalar… Kısacası tamamen sizin isteğinize bağlı olarak bu seçenekler arttırılabilir. Abant için Abant Lotus Otel ve Abant Yeşil Ev benim favorilerim arasında. Büyük Abant Oteli, Abant Palace, Abant Bahçeli Köşk de diğer seçenekler olarak değerlendirilebilir. Oldukça keyifli ve konforlu bir tatil geçirebilirsiniz.

Abant Gezilecek Yerler

  • Abant Gölü Tabiat Parkı

Adından da anlaşılacağı gibi Abant’a geldiğinizde ilk uğramanız gereken nokta Abant Gölü‘dür. Abant Gölü birikintilerle oluşmuş bir krater gölüdür. Her mevsim ayrı bir güzelliği oluyor. Ancak benim favori mevsimim kış; özellikle kar yağdığında kendinizi bir masalın içerisinde hissediyorsunuz. Gölün ve ağaçların üzerini örten kar tabası kartpostallık bir manzara yaratıyor. Tabi burada hatırlatmak isterim; özellikle kış mevsiminde gidiyorsanız burada sıcaklığın 3-5 derece daha düşük olduğunu ve ona göre giyinmek gerektiğini unutmamak gerek.

Abant Gölü’nün toplam 1196 hektarlık bölümü 1988 yılında koruma altına alınmış olup tabiat parkı olarak adlandırılmıştır. Abant Gölü Tabiat Parkı girişi ücretlidir. Kişi başı ücret 6 TL, Araç girişi 18 TL. Eğer göl çevresinde kamp yapmak isterseniz 25 TL karşılığında kamp yapabilir ya da karavanınızda kalabilirsiniz.

Abant Gölü çevresinde ne yapabilirsiniz?

  • Göl çevresinde çok sayıda piknik masası mevcut. Özellikle yaz aylarında bu masalarda boş yer bulmak neredeyse imkansız. İstediğiniz şekilde masalarda piknik yapabilir ve tüm günü doğada geçirebilirsiniz.
  • Gölde balık tutmak normalde yasak. Ancak belirli bir ücret karşılığında balık tutmaya izin verildiğini duydum.
  • Tabiat parkı girişinde bisiklet kiralama noktaları var. Buralardan bisiklet kiralayarak göl çevresini bisiklet ile de dolaşabilirsiniz.
  • Gölün çevresindeki 7 kilometrelik alan yürüyüş parkuru haline getirilmiş. Burada yürüyüş yaparak manzarasnın keyfini çıkarabilirsiniz.
  • Gölcük Tabiat Parkı

Gölcük Tabiat Parkı, Bolu merkeze 13 km uzaklıkta bulunmaktadır. Göl 1217 metre yüksekte dağın ortasında konumlanmıştır. Benim en favori yerlerimden biri. Özellike bu gölün suni olarak yapldığını duyunca çok şaşırmıştım. Göl ve çevresi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tabiat parkı olarak koruma altına alınmıştır. Zaten Bakanlığın göl kenarında efsane bir misafirhanesi var. Eminim herkes burada 1 gece bile olsa konaklamak isterdi. Ama maalesef evin önündeki iskeleye geçip fotoğraf çekmek bile yasak. Nereden mi biliyorum? Fotoğraf meraklısı olduğum için bizzat misafirhanenin iskelesine geçmek için izin istedim ancak alamadım. Görevli misafirhane dolu maalesef içeri giremezsiniz konuklarımız rahatsız olabilir diye karşılık verdi. Belki boş olsaydı izin alabilirdim kim bilir. 😊

Bolu – Gölcük Tabiat Parkı

Göl çevresini dolaşan kısa bir yürüyüş parkuru ve sağlı sollu çok sayıda piknik masası var. Ancak belirtmek isterim ki burada rüzgar inanılmaz sert esiyor. Bu ne soğuk yahu diyerek fotoğraf bile çekilemediğim anlar oldu. Ayrıca gölün çevresinde yemek yiyebileceğiniz, sıcak bir şeyler içebileceğiniz işletmeler mevcut. Ancak Covid-19 nedeni ile maalesef hepsi kapalıydı. 3 yıl önceki gidişimde şahane bir sucuk ekmek yeme şansım olmuştu.

Bolu-Gölcük Tabiat Parkı girişi de ücretli. Kişi başı giriş 5 TL, araç 15 TL.

  • Akkaya Travertenleri

Gölcük Tabiat Parkı’nın ardından Bolu’da görülmesi gereken bir diğer yer ise Akkaya Travertenleri‘dir. Bolu’nun pamuk kalesi olarak adlandırılan 250 m uzunluğunda bir traverten olduğunu bilen çok az kişi var sanırım. Örneğin ben bilmiyordum ve bu gezim sırasında öğrenmiş oldum. Akkaya Travertenleri Bolu’nun Mudurnu ilçesine bağlı Çepni Köyü‘nde bulunmaktadır. Travertenler 20 derecenin üzerinde bir sıcaklıkla yer altından çıkan suyun etkisi ile oluşmaktadır. Yeraltı suyunun içerisinde ki karbon gazı uçuyor ve geriye kireç bırakıyor. Bunun sonucunda da travertenler oluşuyor. Buradan çıkan su içilebiliyormuş ve çoğunlukla maden suyu yapımında kullanılmaktaymış.

Akkaya Travertenleri özel bir işletme tarafından işletildiği için giriş ücretli. Araç ile giriş 20 TL, yaya girişi ise 6 TL. Bence araç ile girmeye hiç gerek yok. Aracınızı kapının önünde yol kenarına bırakın ve içeriye yürüyerek girin, zaten sadece 100 m yürüyeceksiniz.

İlk girişte sizi büyükçe bir havuz karşılayacak. Özellikle yazın havuz için gelenler oldukça fazlaymış. Ama ben tam kış ortasında gittiğim için benden başka hiç kimse yoktu. 😊 Havuzu ortadan kadın-erkek kısımları olarak ikiye ayırmışlar, yazın gitmeyi düşünenler için aklınızda bulunsun. Havuzdan ileriye doğru yürüdükçe çok sayıda piknik masası çocuk oyun alanları bulunuyor. Tam günübirlik gelip piknik yapmak için ideal bir yer. Az ileride de traverten oluşumlarını görüyorsunuz. Pamukkale kadar büyük değil tabi ki ama burası da oldukça ilginç ve güzel bir yer, görülmeye değer.

Akkaya Travertenleri

Bana sorarsanız en güzel noktası mağaralar… Travertenlerin yan tarafından aşağıya inen merdivenleri takip ettiğinizde alt tarafta irili ufaklı mağaralara ulaşıyorsunuz. Üzerlerinden sürekli su akıyor ve gerçekten büyüleyici görünüyor. Sola kıvrılan patikayı takip ettiğinizde ise büyükçe başka bir mağara daha göreceksiniz. Oldukça karanlık ama bir fener yardımı ile merakıma yenik düşerek içeri girmeyi denedim. İçeriye doğru mağara derinleşiyor. Tam umarım yarasalar yoktur dediğim anda tavana asılı duran kış uykusundaki bir yarasa ile karşılaştım. Yani mağaraların içerisinde yarasalar var sessiz olmanızı öneririm. 😊

Ziyaret saatleri; yazın 08.00-20.00, kışın ise 08.00-17.00.

Akkaya Travertenleri

 

  • Çamlıpınar Göleti

Abant’a kadar geldiniz ve aracınız var yani kısacası ulaşım probleminiz yok ise çevre bölgelerde de gezilecek güzel noktalar mevcut. Bunlardan biri de Çamlıpınar Göleti‘dir. Diğer adı ile Dipsiz Göleti Düzce’nin Kaynaşlı ilçesine bağlıdır. Göl ve çevresi mesire alanıdır. Özellikle piknikçilerin ve kampçıların uğrak noktasıdır. Yanınızda bir termos, bir de sandalye varsa buraya da mutlaka uğrayıp eşsiz manzarada zaman geçirmenizi öneririm. Ancak belirtmek isterim ki burası 1000 m rakıma sahip o nedenle oldukça soğuk olabiliyor.

  • Samandere Şelalesi

Abant çevresinde gezilecek bir diğer nokta da Samandere Şelalesi‘dir. Abant’a yaklaşık 1 saat 20 dakika uzaklıkta bulunmaktadır. Türkiye’nin tabiat koruma parkı alanında ilk tescil edilen tabiat parkı anıtıdır. Samandere Şelalesi; birleştiği 3 şelale, şelalenin oluşturduğu akarsu, etrafındaki anıt ağaçlar ve cadı kazanı adı verilen derin bir bölümden oluşmaktadır. Buranın en büyük özelliği art arda 3 tane şelalenin 10 hektarlık alanda bulunan tüm akarsular ile birleşerek Efteni Gölü‘ne ulaşması ve buradan da Büyük Melen Çayı ile birleşerek Akçakoca sınırlarından Karadeniz’e dökülmesidir.

Samandere Şelalesi’ne giriş ücretlidir. Tam ücret 5 TL, öğrenci 2.5 TL’dir. Etrafta piknik alanları, kamp alanları ve yürüyüş parkurları mevcut. Doğada keyifli zaman geçirmek için güzel noktalardan biridir.

 

Hafta sonu bir yerlere gitmeliyim, biraz dinlenmeli ve huzur dolmalıyım derseniz Abant – Bolu çevresi mükemmel bir rota olabilir. Hem kısa sürede ulaşabilir hem de tüm günü doğada keyifli geçirebilirsiniz.  Ortalama 2 güne sığdırabileceğiniz bir rota olarak anlatmaya çalıştım. Umarım yazım keyifli bir tatil rotası oluşturmanızda faydalı olur. Hafta sonu planı yapmayı düşünüyorsanız; İğneada & Longoz Ormanları ve Kıyıköy Gezi Rehberi yazılarımı da okumanızı tavsiye ederim. Bol rotalarınız olsun… 😊

 


'

Merhaba, beni Instagram'da takip etmeyi unutmayın: @kesinbiryerlerde

4 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Beni instagramdan da takip edebilirsiniz :)