Mumbai Gezi Rehberi – Gezilecek Yerler

Dünya’nın en kalabalık 2. ülkesinin, en kalabalık şehirlerinden biri olan Mumbai’ye holgeldiniz. Mumbai’nin nüfusu 16.5 milyon, fazlası var azı yok. Nereden anlatmaya başlasam, neleri anlatsam bilemedim, o kadar çok anlatılacak nokta, o kadar farklı bir deneyim ki…

Ama baştan şunu söylemeliyim; evet Mumbai bir turist için zorlayıcı bir kent; ancak ölmeden önce mutlaka gidilmesi, görülmesi gereken bir yer. Ben hayatım boyunca hiç unutamayacağım anılar ile döndüm.

Mumbai

Mumbai’ye Ne Zaman Gidilir?

Hindistan geneli için genel olarak en doğru seyahat dönemi Kasım sonu itibari ile başlamaktadır. Çünkü Hindistan 6 farklı mevsim yaşar; ilkbahar, yaz, muson, sonbahar, kış ve bahar öncesi. Bu nedenle her mevsim gidebilirsiniz ancak Muson yağmurlarının olduğu dönemde gitmeyin. Sizin düşündüğünüz gibi iki dakika yağıp bitmiyor maalesef. Günlerce süren yağmurlar gezinizi mahvedebilir. Bu nedenle en doğru dönem Kasım-Mart arasıdır.

Mumbai’ye Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan Mumbai’ye her gün farklı havayollarının düzenli olarak sefeleri mevcut. Eğer aktarmalar ile uğraşamam, ben direkt orada inmek istiyorum, kafam rahat olsun diyorsanız Türk Havayolları’ndan direkt uçuşlara bakabilirsiniz, ama biraz tuzluya gelecektir, benden söylemesi. 😊

Yok ben o kadar para veremem uçak biletine vereceğim parayla gezer tozarım derseniz (tıpkı benim gibi) o zaman sayısız miktarda aktarmalı uçuş var. Bütçenize, zamanınıza en uygun olanı rahatlıkla seçebilirsiniz. Biz Pegaus ile Doha-Katar’a ordan da Indigo ile Mumbai’ye geçtik. Aktarmalar arasında da öyle saatlerce beklemek zorunda kalmadık.

Mumbai Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım

Havalimanında indiğinizde şehir merkezine en kolay ve en pratik taksi ile gidebilirsiniz. Her adımınızda sizi zaten birileri çevirip ‘Taksi?’ diye soracak. Burada önemli olan nokta; uygun ücrete şehir merkezine götüren taksiyi bulmak. İlk başlarda öyle rakamlar duyacaksınız ki inanamazsınız, inanmayın da zaten 😊 1500 rupilerden başlayan fiyatlar 500’e kadar inecek. 500-600 rupiden fazla da vermeyin kesinlikle. Hatta internetiniz varsa uber indirebiliyorsanız çok çok daha avantajlı olur. Hem sürücülerin puanlarına bakarak en güvenilir olanı seçebiliyorsunuz hem de binmeden ödeyeceğiniz tutarı görebiliyorsunuz.

Havalimanı şehir merkezine (Gate of India’nın olduğu yere) biraz uzak. Yol açık ise 30-35 dakikada varabilirsiniz. Ancak trafik varsa; ne siz sorun ne ben söyleyeyim. 😊

Şehir merkezine otobandan gidiyorsunuz. Burada gördüğüm ve çok şaşırdığım ilginç bir detayı paylaşmak istiyorum; herkesin bildiği gibi otoban gişelerinde para ödersiniz (şu an artık para ödeme ve gişeler yok gerçi) ve aracın geçmesi için demir çubuk-bariyer otomatik olarak kalkar. Herkes böyle biliyor değil mi? Ama Hindistan’da durum böyle değil. Taksici gişeye yaklaşıp parayı ödedi ve gişedeki adamın işareti ile köşede bekleyen genç gelip yolun ortasındaki plastik, turuncu dubayı kaldırdı ve taksi geçti. Taksi geçtikten sonra da dubayı geri gişenin orta kısmına bırakıp yeni aracı beklemeye başladı.

Bu şahit olduğum görüntü bana gerçekten şaşırtıcı gelmişti. Ama sonra düşündüm ki; nüfus fazla, iş yok, para yok. Ne yapsın insanlar? Böyle küçük işlerle çoğu insana istihdam sağlanıyor.  Bu gördüğüm durum sadece buraya özel miydi bilemiyorum. Belki de ülkenin geri kalanında yoktur, otomatik gişeler vardır diyeceğim ama Mumbai gibi bir şehirde böyleyse geri kalanını düşünmek bile istemiyorum.

Mumbai’de Şehir İçi Ulaşım

Ulaşım genellikle taksi, tuktuk ya da otobüsler ile sağlanıyor. Tuktuklar belirli bir noktada dolaşım iznine sahip, her bölgeye gidemiyorsunuz. Hindistan gezinizde 1 kere bile olsa mutlaka tuktuklara binmelisiniz. Oldukça farklı bir deneyim oluyor.

Şehir içinde otobüsleri kullanmak da bilmeyenler için biraz zorlayıcı olabilir. Bu nedenle biz araçla gidebileceğimiz tüm noktaları toparlayarak otelin bize önerdiği bir taksici ile 2000 rupiye tüm gün için anlaştık. Sabah 10.00’dan akşam 5-6’ya kadar istediğimiz her yere bizi götürdü ve hatta inip bize rehberlik bile etti (gerçekten rehberliğinden de çok memnun kaldık). Bence verdiğimiz en mantıklı karardı.

Gecekondu bölgesine gitmek için bile lokal turlar kişi başı 500-600 rupi isterken biz tüm şehri 3 kişi 2000 rupiye dolaştık. Bence 3-4 kişilik bir grupla geziyorsanız kesinlikle bu yolu izlemelisiniz. Bu arada 2000 rupi belki de çok bile. Neden derseniz birincisi taksiyi bize otel ayarladı (oteller genelde pahalıya ayarlıyor), ikincisi pazarlık yapmaktan o kadar yorulmuştuk ki direkt söylenen fiyatı kabul ettik. Belki biraz konuşsaydık daha uyguna bile ayarlayabilirdik. 😊

Mumbai trafiğinde sıradan bir gün

Mumbai’de Konaklama

Biz tam Mumbai merkezde yer alan Otel Suba Royal’da kaldık. Gate of India’ya yürüyerek 4 dakikalık mesafede bulunuyordu. Hem konumu bu kadar merkezde olan hem de uygun fiyatlı tek oteldi diyebilirim. Kahvaltısı ve oda temizliği başarılıydı. Çalışanlar da bizi memnun edebilmek için ellerinden geleni yapmaya çalıştı. Wifi sorunu dışında genel olarak otelden memnun ayrıldık. Odamızda wifi çoğu zaman çekmiyordu. Bu zaten Hindistan genelindeki ortak sorun sanırım. Neden internet sıkıntısı bu kadar yoğun yaşanıyor anlamış değilim. Halbuki dünyanın IT merkezi olarak Hindistan gösteriliyor.

Mumbai’de Yeme-İçme

Gelelim olayın en can alıcı noktasına, meşhur Hint yemeklerine. Nerelerde neler yenmeli kısmını deneyimlerime dayanarak anlatmaya çalışacağım. Ama acıya ve baharata hazırlıklı olmakta fayda var.

Öncelikle sokakta satılan çok çeşitli yiyecekler göreceksiniz. Ben pek cesaret edememiştim denemeye ama denemek isteyenler için çok çeşit olduğunu söyleyebilirim. Baştan belirteyim Hintliler (Hindular) inançları gereği et tüketmiyorlar. Ama et yapan ve satan yerler de yok değil, çok sayıda var. Ama özellikle et yemeye niyetlendiyseniz iyi ve lüks restaurantları seçmeye çalışın. Güzel ve yöresel bir akşam yemeği yemek isterseniz Revival Restaurant’ı önerebilirim. Konum olarak Chowpatty kumsalı tarafında. Tam anlamıyla patlayana kadar yemek yiyebiliyorsunuz. 😊

Hint Yemekleri
Hint Yemekleri

Hangi yemekleri kesinlikle denemeliyiz derseniz;

  • Masala çayı (Çaya süt katmak İngilizlerden kalma bir adet sanırım. Masala denen çay zencefil, kakule, yıldız anason, rezene, karanfil ve tarçın gibi çok sayıda baharatın karışımından oluşuyor. Sonra süt ile karıştırılıp yumuşatılıyor. Genellikle kahvaltıda içiliyor.)
  • Kulfi (sütlü bir Hint tatlısı)
  • Samosa (sokaklarda bol miktarda bulunabilir. İçi dolgulu kızartılmış börek gibi düşünebilirsiniz.)
  • Pani Puri (meşhur olan yiyeceklerden biri)
  • Masala Dosa (Pirinç ve hamurla yapılan Dosa, patates ve soğan ile dolduruluyor. Hindistan cevizi sosu ile servis ediliyor.)
  • Kulfi (bir çeşit dondurma)

Mumbai’de Gezilecek Yerler

  • Colabo Bölgesi: Gete of India ve Taj Mahal Otel’i de içerisine alan bölgedir. Aslında mini bir açık hava pazarı gibidir. Bir kaldırımın üstü sağlı sollu çok sayıda hediyelik eşya tezgahları ile donatılmıştır. Burada gezip bolca zaman geçirebilirsiniz. Şehrin en uygun alışveriş yapabileceğiniz noktalarından biridir.
  • Gate of India: Hindistan’ın giriş kapısı da diyebiliriz. 1924 yılında Kral’ın şehri ziyareti için İngilizler tarafından yapılmış bir yapıdır. Kral şehre bu kapıdan giriş yapmış. Şu an Mumbai’nin temel simgesi olarak anılmaktadır. O dönemlerde İngiliz kralı şehre görkemli bir giriş yapsın diye yapılan bu kapıdan yıllar sonra (Hindistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından) İngiliz birlikleri şehri terk etmek zorunda kalmış. Bu nedenle de bu yapı Hintliler için bağımsızlık simgesi olarak görülmektedir.
Taj Mahal & Gate of India
Taj Mahal & Gate of India
  • Taj Mahal Otel: Gate of India’nın hemen yanında bulunan ihtişamlı yapıdır. Vakti zamanında İngilizler bu otelde konaklıyormuş. Otelin hikayesi ise biraz farklı. Zamanında Tata ailesinin bir üyesi olan Jamsedj Tata dönemin en ünlü oteli olan Watson’a girmek istemiş ancak içeri alınmamış. Bunun ardından bir süre sonra Tata bu görkemli oteli yaptırmış. Soyadından da anlayacağınız gibi otelin sahibi aynı zamanda Tata marka otomobil firmasının da sahibidir. Büyük ihtimalle ben bu otelin ismini daha önce duymuştum diyeceksiniz. Taj Mahal Otel 2008’de Müslüman militanlar tarafından basılmış ve 171 kişiye mezar olmuştur. Bu trajik olay nedeniyle haberlerde, gazetelerde otelin ismini sıkça görmüş olabilirsiniz.
  • Elephanta Mağaraları (Elephanta Caves): Maymunlar adası da diyebiliriz. Adını neden maymunlar adası koymamışlar bilemiyorum ancak her yerde irili ufaklı çok sayıda maymun görüyorsunuz. Elinizde yiyecek ya da içecek bir şeyler varsa koşarak yanınıza geliyorlar ama eliniz boşsa istediğiniz kadar çağırın asla gelmiyorlar, akıllı hayvanlar. 😊Mumbai’ye yaklaşık tekne ile bir saat mesafede bulunuyor. Tekneler hemen Gate of India’nın önünden kalkıyıor. Nasıl bulacağız diye düşünmenize gerek bile yok, nasılsa birileri hemen yolunuzu çevirip sizi çağıracak ya da broşür verecek. Adaya lokal turlar da düzenleniyor ama bence o kadar para vermenize hiç gerek yok, tekneye atlayın ve kendiniz gidin. Gidiş-geliş tekne fiyatı 205 rupi.

Ancak şöyle ilginç bir durum var ki anlatmadan geçemeyeceğim. Biletinizi alıp tekneye biniyorsunuz. Tekneler 2 katlı ve eğer üst kata çıkıp oturmak isterseniz 10 rupi daha istiyorlar. Neymiş,            üst kat daha havadarmış. 😊 Gerçekten duyunca gülsem mi üzülsem mi bilemedim.

Adaya varınca küçük bir tren sizi karşılıyor ve yürümek istemeyenler binip adanın girişine kadar trenle  gidiyor. Biz yürümeyi seçtik ve trenden daha hızlı gittik. Adanın girişinden  500 metre sağlı sollu hediyelik eşya satan tezgahların arasından geçerek yukarı doğru 200 basamak çıkıyorsunuz. Gözünüz korkmasın sağlı sollu tezgahlara baka baka çıktığınız için fark etmiyorsunuz  bile yorgunluğunuzu. Hediyelik bir şeyler almak isterseniz burada daha uyguna alabilirsiniz. Yukarı vardığınızda mağaların olduğu kısıma girebilmeniz için yine gişeden geçmeniz gerekiyor. Peki ücretlendirme nasıl? Burası tamamen trajik bir durum. Gişede kocaman yazıyor yerlilere 25 Rupi, yabancı iseniz 600 rupi. 😊 Söyleyecek söz bulamadım yorum sizin.

Ada aslında maymunları kadar mağaraları ile de ünlü. Elephanta Adası’ındaki mağaraların ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemektedir. Tarihçiler yaklaşık olarak 5. yüzyıl ile 8. yüzyıl arasında yapıldığını belirtmiştir. Mağaralara oyulan Hindu figürleri insan yaratıcılığı ve emeğinin önemli bir simgesi olduğu için UNESCO dünya kültür mirasları  listesinde bulunmakta.

Elephanta Caves
Elephanta Caves
  • Chatrapati Shivaji Terminali: Burası oldukça görkemli gotik tazrda inşa edilmiş bir tren garıdır. Günde 3 milyon insanın bu gardan geçtiği söylenmektedir. UNESCO tarafından kültür mirası    listesine alınmıştır.
  • Rajabai Clock Tower (Saat Kulesi): Kendinizi tamamen Londra’da Big Ben’in önünde duruyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz. Mumbai’nin en eski yapılarından biri olan bu saat kulesi yüksek oranda İngiliz esintisi taşımaktadır. Kulenin hemen yanında Üniversite, Mumbai Yüksek Mahkemesi (Bombay High Court) ve National Gallery of Modern Art bulunuyor. Arka tarafında ise güzel ve büyük bir şehir parkı var. Kriket oynayanları izleyebilir çimenlerde kahve içip keyif yapabilirsiniz.
  • Marine Drive (Marine Yolu): Mumbai’nin sahil şerididir. Ben gördüğümde ‘aynı İzmir gibi’ demiştim. Özellikle gün batımına doğru gidip güneşin denizle ve uzaktaki yüksek binalarla bütünleşmesini izlemek çok keyifli. Akşamları oldukça kalabalık oluyor. Yürüyüş yapanlar, içeceklerini alıp oturmaya gelen gençler, aileler… Bölgeye halk arasında ‘Kraliçe’nin kolyesi (Queen’s necklase)’ de deniliyor. Bollywood starları ve diğer zenginler bu yola bakan tepelerdeki ultra lüks evlerde yaşıyormuş. Gerçekten tam bir tezatlar şehri.
  • Chowpatty Kumsalı: Marine Drive’ın bitişine doğru karşınıza çıkan ünlü kumsaldır. Adı kumsal ama denize giren görmek imkansız. Kaldı ki denizdeki kirlilik oranını görünce kim girebilir ki zaten diye düşünmemek elde değil. Özellikle akşamları gel gitten kaynaklı kumsal, denizin bıraktığı çöplerden geçilmiyor. Devlet neden temizlemiyor ya da neden hiç hizmet yok anlamak mümkün değil.
  • Dobi Ghat: siz daha önce hiç açık hava çamaşırhanesi gördünüz mü? İşte Dünya’nın en büyük açık hava çamaşır yıkama merkezi Mumbai’de. Özellikle otellerden ve hastanelerden toplanan çamaşırlar burada el işçiliğiyle yıkanıyor. Deterjan kullanılmadan ıslatıp, dövülerek ve çitileyerek beton havuzlarda yıkanıyor. Yukarıdan baktığınızda gördüğünüz manzara gerçekten çok ilginç. Sabah saatlerinde gitmekte fayda var. Çamaşırların yıkanma sahnesini ancak sabah erken saatlerde yakalayabilirsiniz.
  • Dharavi: Ünlü Millionaire filmini izleyenler bilir; gördüklerimize inanamadığımız sahneler vardı. Nasıl ya bu gerçek değildir, burada yaşanmaz ki dediğimi çok net hatırlıyorum. İşte orası burası ve insanlar gayet buralarda yaşıyorlar.  Mumbai’de görmeden gitmemeniz gereken tek yer diyebilirim. O kadar çok şaşıracaksınız ki kelimelerle anlatamıyorum bile. Dünya’nın en büyük 3. gettosudur. Metrekareye 450 insan düşüyor. Burada insanların aylık kazancı 90 ile 200 Dolar arasında değişmektedir.
Dharavi
Dharavi

Ancak bu bölge için önemli bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum. Kesinlikle yanınızda bir tur rehberi ya da yerel halktan biri olmadan bu bölgeyi dolaşmaya kalkmayın. Ya bizim yaptığımız gibi bir taksi ile tur + rehberlik şeklinde anlaşın ya da lokal turlardan destek alın.  Buralara ‘Be the Local Tours ve ‘Reality Tours tarafından her gün düzenli turlar düzenleniyor. Tur yaklaşık 3 saat sürüyor. Bütçeye göre de farklı tur seçenekleri var. İnternet sayfalarından daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Ama şunu söyleyebilirim ki hayatınız boyunca burada gördüklerinizi unutamayacaksınız. Evinize dönerken içinizde tarif edemediğiniz bir hüzünle yaşadığınız hayata, sahip olduklarınıza şükredeceksiniz. Ben dönerken yol boyu aslında ne kadar şanslı bir birey olduğumu düşünüp durmuştum. Bir de eğer yanınızda Türkiye’den götürdüğünüz şeker, çikolata, lokum vb. şeyler varsa çocuklara dağıtmaya çalışın. Yüzlerindeki mutluluk hayatta ki hiç bir şeye değişilmez.

  • Mani Bhavan Gandhi Sanghralaya (Mahatma Gandhi’nin yaşadığı ev): Gelelim çok önemli tarihi bir liderin yaşadığı eve yani Mani Bhavan Gandhi Sanghralaya. Türkiye için Mustafa Kemal Atatürk ne anlam taşıyorsa, Hindistan için de Gandhi aynı anlamı taşımaktadır. 3 katlı evin girişinde Gandhi’nin gülümseyen büstü hoşgeldiniz der gibi sizi karşılıyor. Giriş ücretsiz, ancak yardım yapmak isterseniz yardım kutusuna bir miktar para atabilirsiniz. Tüm katlarda kronolojik olarak sıralanmış Gandhi’nin fotoğraflarını görüyorsunuz. Orta katta kitapları bulunuyor. Son katta ise maketler yardımı ile Gandhi’nin hayatı anlatılmaya çalışılmış. Savunduğu değerler açısından bende önemli bir yere sahip olan tarihi bir liderin evini görmek, Mumbai’de yapmayı en çok istediğim şeylerden biriydi.
Gandhi'nin Evi
Gandhi’nin Evi

Gandhi Kimdir?

Mohandas Karamçand Gandhi 1869-1948 yılları arasında yaşamış Hintli siyaset ve düşünce adamıdır. Tarihte gerçekleşen tek pasif direnişin lideri olan Gandi Hindistan’ın Pondarpar kentinde dünyaya gelmiştir. Henüz 13 yaşında iken anne ve babasının isteği ile evlendirilmiş ve 4 çocuk sahibi olmuştur. 1887 yılı içerisinde Londra’ya hukuk eğitimi alması için gönderilmiştir. Aldığı eğitimin ardından Güney Afrika halkının daha temiz ve dürüst bir yaşam sürmeleri için avukatlık mesleğini icra etmiştir.

Gandhi, çalışanlar yani işçiler kastına mensup olarak doğmuştur. Tüm hayatı boyunca halkın, özellikle köylülerin yaşam koşullarının iyileştirilmesine, okul ve hastanelerin kurulmasına öncülük etmiş, kıtlık bitene kadar da vergilerin kaldırılmasını sağlamıştır. Tüm bunların sonucu olarak kendisine ‘Yüce Ruh’ anlamına gelen ‘Mahatma’ ünvanı verilmiştir.  Bütün hayatını ezilen halkın çıkarlarını geliştirmeye adamış ve sınıfsal ayrımı reddedip, özgürlük mücadelesi vermiştir. Gandhi pasif direnişle şiddete başvurmadan mücadele etmeyi savunurken, kendisinin kullandığı üç adet silah bulunmaktadır. Birincisi kötülerle iş birliği içinde olmamak, ikincisi zalimlere şiddet uygulamamak ve sonuncusu ise ihtiyaçları olduğunda kötülere insani desteği sağlamak.

1948 yılında Yeni Delhi’de Müslümanlar ve Hindular arasındaki kavganın son bulması için açlık grevinde olduğu günlerden birinde bir suikastçı tarafından vurularak öldürülmüştür. Ölümünden sonra külleri Hindistan’ın farklı bölgelerine gönderilmiştir. Mahatma Gandhi’nin ilkeleri tüm dünyada saygı görmüştür. En önemli ilkeleri ise; pasif direniş, doğruluk, etyemezlik, Brahmaçarya (cinsel arzuların kontrol altında tutulduğu Hindulara özgü yaşam tarzının adıdır). Gandhi 36 yaşında cinsellikten vazgeçmiştir. Ona göre Brahmaçarya; duyguların düşünce, söz ve eylemlerin kontrolüdür.)

Hindistan gezisi boyunca İngilizce bilen, tanıştığım çoğu insana Gandhi hakkında neler düşündüğünü sordum. Çoğu fikirlerini beğendiğini ve daha uzun yıllar yaşamayı hak ettiğinden bahsetti. Ama içlerinden bir yorum beni çok şaşırtmıştı. Sorduğum taksici ‘bana Gandhi deme çok kötü bir insandı, Pakistan gibi bir ülke ile bizi barıştırmaya, savaşı sonlandırmaya çalıştı’ dedi. O zaman anladım ki halkın bir kısmında Pakistan’a olan nefret çok üst düzeylerde. Onlarca yıl geride kaldığı düşünülen çekişme aslında hala sonlanmamış.

Ben de Hindistan ile Pakistan arasındaki bu yüksek gerilimin nasıl oluştuğunu merak edip araştırdım. İlgilenenler için kısaca bahsetmek isterim;

Zamanında bir Moğol imparatorunun ‘yeryüzündeki cennet’ olarak söz ettiği Keşmir, 70 yıldan fazladır Hindistan ile Pakistan arasındaki kanlı çatışmanın sahnesi durumundadır. İngiliz İmparatorluğu 1947’de Hindistan’dan çekilirken, ülkenin din temelinde ikiye bölünmesini kışkırtarak, ardında korkunç bir çatışma dinamiği bırakmıştır. On milyonlarca Müslüman bu temelde kurulan Pakistan’a gitmek zorunda bırakılmış, aynı şekilde o bölgedeki Hindular da Hindistan’a göç ettirilmiştir. Bu iki devlet, bölünmenin hemen ardından Keşmir bölgesinin paylaşımı için savaşa tutuşmuştur. Öyle bir çekişme ki hala halklar arasında düşmanlık devam etmektedir.

Mumbai’de Mutlaka Yapmalısın!

  • Dobi Ghat’a gidip milyonlarca camaşırın hangi şartlarda yıkandığını görmeden,
  • Tuktuklara binmeden,
  • Dharavi varoşlarını görmeden,
  • Colaba bölgesi sokaklarında kaybolup, tezgahlarda pazarlık yapmadan,
  • Hindistan’ın giriş kapısının önünde fotoğraf çekmeden,
  • Mahatma Gandhi’nin yaşadığı evi ziyaret etmeden,
  • Hinduizm ve Hint kültürünü iyice öğrenmeden,
  • Yerel halk ile sohbet edip fotoğraf çektirmeden,
  • Marine Drive’da günbatımını izlemeden ve sahilde yürüyüş yapmadan,
  • Tapınaklarda dini bir törene katılmadan dönmemelisiniz benden söylemesi.
Hindu Tapınağı
Hindu Tapınağı

Mumbai Notlarım

  • Hindistan, Dünya’nın en kalabalık 2. ülkesidir. Dünyadaki fakir insanların % 42’si burada yaşamaktadır.
  • Gitmeden önce çok kişiden korkunç hikayeler duyabilirsiniz. Ancak Mumbai, sanıldığı gibi güvensiz bir şehir değildir. Gece yarısı Mumbai sokaklarında rahatça yürüyebilirsiniz. Ama her daim dikkatli olmayı da unutmayın tabi ki. Bu ülkenin inançları, eylemsizlik ve zarar vermemek üzerine kuruludur. Birinin duygularını incitmeye, zarar vermeye hatta herhangi bir canlıyı öldürmeye asla izin yoktur. Elbette içlerinde kötü niyetli, insanlar da çıkacaktır. Hangi ülkede, şehirde yok ki ?  O yüzden asla korkmayın sadece dikkatli olun.
  • Mumbai, Yeni Delhi’den sonra hava kirliliğinin en yoğun yaşandığı şehirlerin başında gelmektedir. Bir sabah kalktığınız sis çökmüş diye düşünebilirsiniz. Aslında gördüğünüz şey hava kirliliğinden kaynaklanmaktadır. 😊
  • İş giriş ve çıkış saatlerinde kesinlikle yolda olmayın. Genellikle yürümeyi tercih edin. Bu konu ile ilgili ünlü ve komik bir Hint atasözü var; ‘Trafikte 3 iyi şeyimiz vardır; yaklaşıyorsak iyi kornamız vardır, çok yaklaşmışsak iyi frenimiz vardır, artık her şey için çok geçse iyi şansımız vardır.’
  • Sokakta yürürken etraftan laf atan çok olur. Aslında niyetleri sadece konuşmak ya da fotoğraf çekilmek. Halk ile sohbet etmeye çalışın, çekinmeyin ilginç şeyler öğrenebilirsiniz.
  • Çok sayıda farklı din ve dili bir arada görebileceğiniz nadir kentlerden biridir. 22’den fazla farklı dil ile karşılaşabilirsiniz.
  • Bindu, hemen hemen her kadında kaşlarının ortasında gördüğünüz kırmızı noktalara deniyor. Bu sandal ağacından yapılan bir çeşit boya aslında. Bindili kişi dinin tüm gereklerini yerine getirmekle yükümlü oluyormuş.
  • Eski bir İngiliz sömürgesi olmasından dolayı şehir genelinde İngilizce bilen sayısı da fazladır.
  • 450 milyondan fazla Hintli günde 2 dolar ve altında kazanmaktadır. Bu nedenle göreceğiniz yaşam şartları sizi şok edebilir.
  • Dünyada Amerika’dan sonra IT alanında gelişmiş 2. ülkedir. Ancak yine de internet ülke genelinde nasıl bu kadar kötü anlam veremedim.
  • Telefon sayısı tuvalet sayısından fazladır. Bizzat bunu gördüm. 😊 Yatacak yeri olmayanların bile cebinde son model cep telefonları vardı.
  • Tripadvisor’ın mobil uygulamasını gezerken rahatlıkla kullanabilirsiniz.
  • Space-Jet’den bilet alırsanız küçük bir detay var. X-rayden geçerken bagajınızın fermuarına küçük, plastik bir kilit takıyorlar. Sonrasında valizi gidip check-in yaparken veriyorsunuz. Ancak eğer valizden bir şey alacaksanız vay halinize. Çünkü o plastik kilit ancak kesici bir aletle kesilebiliyor. Neden böyle bir uygulama var derseniz; check-in sırasında kg sınırını aşarsanız açıp boşaltmayın diye.

Hindistan planınızı yapmadan önce Hindistan gezisi öncesi bilinmesi gerekenler yazımı mutlaka okumalısınız. Hindistan büyülü ve bir o kadar da derin bir dünya.  O nedenle gitmeden önce neler ile karşılaşacağınızı bilmek faydalı olabilir. 😊


'

Merhaba, beni Instagram'da takip etmeyi unutmayın: @kesinbiryerlerde

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Beni instagramdan da takip edebilirsiniz :)